DİJİTAL KUŞAĞIN YÜKSELİŞİ

DİJİTAL KUŞAĞIN YÜKSELİŞİ GEN-Z

Bilgisayarlar artık heryerde; evde, okulda, fabrikada, ofiste; kameralar, video oyunları ve CD-ROM’lar herkesin erişimindedir. İnternetle bağı giderek artan bu yeni medya araçları, milyonlarca yeni kullanıcının ilgisini cezbedecek ağlarını giderek büyütmektedirler.

N-Kuşağı (N-Generation ya da Net Kuşağı) dediği (1999 yılı itibariyle 2-22 yaşları arasında olan ve zorunlu olarak aktif internet kullanıcısı olması gerekmeyen) bu yeni nesil, dijital medyayı kullanarak, kendi sahip olduğu bu kültürü, toplumun geri kalanına empoze etme eğilimindedir. Bu çocuklar, ana-babalarından farklı şekillerde öğrenmekte, eğlenmekte, oynamakta, çalışmakta ve sosyalleşmektedirler.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında doğan çocukları ifade eden “baby boomer” terimi ile kendi deyimiyle Net Kuşağı (N-generation) dediği bu nesli karşılaştırır.

 

Z kuşağı (Z-Generation) ya da Zed Kuşağı, 90’ların sonlarında veya daha sonra doğanların, başka bir deyişle ana dili dijital olan gençlerin dahil olduğu bir nesil. Gerçek dünya – sanal dünya gibi açıkçası artık modası geçmekte olan bir ayrım yapmayan bu gençlerin her kıtada arkadaşı ve birçoğumuzun Google’dan yardım almadan anlayamayacağı kısaltmalardan oluşan dev bir sözlükleri var. Kimi sosyal medyada yüz binlerce takipçiye, kimi de kanallarının milyonuncu abonesi için YouTube’dan gönderilmiş bir altın plakete sahip. Buna karşılık birçoğunun henüz bir lise diploması yok. Belki ilham verici, belki korkutucu, belki her ikisi de ama görmezden gelinemez olduğu kesin. Z kuşağı hakkında bir arama yapmanız halinde sık karşılaşacağınız ifadelerden bazıları şunlar:

“Pratik zekaları gelişmiş.”

“Sabırsızlar.”

“Dünyayı değiştirmek istiyorlar.”

“Teknolojiye bağımlılar.”

İçinde bulunduğumuz zamanlar göz önüne alındığında, bu gözlemlerin hiçbiri fazla şaşırtıcı değil. Bir harf geriye gidelim: Y kuşağının üyeleri, teknoloji tarihindeki en önemli dönemlerden birini yaşamışlardı. İnternetin büyük bir ivme ile gelişmesine, Web 2.0’a, sosyal ağların büyümesine ve mobilin yükselişine tanık oldular. Z kuşağının üyeleri ise bunların sonucu olan dijital ve mobil bir dünyaya doğdular ve doğal olarak bunun hem güçlü, hem de zayıf yönlerinde büyük payı var.

Uzun lafın kısası, sık duyduğumuz “Telefonu elinden düşürmeyen nesil” tanımlaması tamamen yanlış olmasa da biraz haksız ve bayağı eksik kalacağından, kendilerini sayıların da yardımıyla biraz daha yakından tanımakta fayda var. Hatta buna mecburuz çünkü Z kuşağı hem bugünün piyasasının önemli hedef kitlelerinden biri, hem de yarının piyasasını yönetecek olan nesil.

İşte 10 maddede Z kuşağı ve dijital ile olan ilişkisi:

1. Yaşı 19 ya da daha genç olan tüketiciler daha çok Snapchat, Secret ve Whisper gibi sosyal ağları tercih ediyorlar. 13-17 yaş grubunun ise dörtte biri geçtiğimiz sene Facebook’u terk etti.

2. 2020 yılında, Z kuşağı bütün tüketicilerin %40’ını oluşturacak.

3. Araştırma yapma, kendi kendilerini eğitme ve bilgiye hızlı ulaşma konularında iyiler. %33’ü online derslerden faydalanıyor, %20’si ders kitaplarını tabletlerden okuyor ve %32’si sınıf arkadaşlarıyla çevrimiçi ders çalışıyor.

4. 18 yaşında ya da daha küçük olan gençlerin %55’i kıyafet, %53’ü ise kitap ve elektronik alışverişlerini online mağazalardan yapmayı tercih ediyorlar.

5. %79’u elektronik aygıtlarından uzak kaldığında stres altına giriyor.

6. Ortalama dikkat süreleri 8 saniye civarlarında.

7. Arkadaşları ve aileleriyle sosyalleşmek için günde ortalama 7 saat harcıyorlar.

8. Lise çağındaki gençlerin %72’si ilerde kendi işini kurmak istiyor, %76’sı ise hobilerini tam zamanlı işe çevirmeyi amaçlıyor.

9. Bugün Amerika’da nüfusun dörtte biri bu kuşağa ait ve sayıları her geçen gün artıyor.

10. Y kuşağı ortalama 3 farklı ekran kullanırken; onlar hayatlarını akıllı telefon, laptop, kişisel bilgisayar, televizyon ve tablet olmak üzere ortalama 5 farklı ekran ile birlikte sürdürüyorlar.

Yetenekli ve çalışkan insanların kendi fırsatlarını yaratmaları için en uygun zamanda yaşıyoruz. Z kuşağına dahil birçok gencin daha şimdiden dijital dünyada çok büyük işler başarmış olması da bu neslin geleceğinin parlak olduğunun açık bir göstergesi. Dünyayı değiştirmeyi planlayan okul çağındaki çocuklar düşüncesi kulağa biraz uçuk geliyor olabilir ama eğer yakın gelecekte dünyayı değiştirecek bir şey olacaksa, “elinden telefonu düşürmeyenlerin” bunda büyük rol oynayacağı kesin.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

//]]>